Edebiyat

Deli Kurt Hüseyin Nihal Atsız

By  | 

Tarihin tozlu yollarına yapılan yolculuğa çıkmak isteyenlerin okuyacağı, biraz mitolojik, biraz aşk ama fazlası ile Osmanlı dönemindeki hanedan mensuplarının can korkusu ile verdikleri karar ile birlikte hepsi bu eserde can bulmuştur.

Yıldırım Bayazıt’ın oğullarından İsa beyin oğlu, Şehzade Murad Han’ın hayatının anlatıldığı eser Deli Kurt, insan üstü güçlere sahip, Gökçen’e olan aşkı ile esere farklı bir yön vermiştir.

Deli Kurt Kitap Konusu

Kitapta Emir Timur ile Yıldırım Bayazıd arasında geçen kardeş savaşını kaybeden Osmanlı devletinde Yıldırım’ın ölümü ve Emir Timur’un Türkistan’a dönüşünden sonra başlayan şehzadeler kavgasının kahramanlarından İsa Bey’in oğlu Murad’ın yani Deli Kurt’un mücadelesi anlatılmaktadır.

Deli Kurt Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd’dan sonra Şehzadeler Kavgası diye anılan devrin tarihi romanıdır. Bir bakıma da Bozkurtlar’da başlayan Orta Asya’daki hayat kavgasının yeni vatan Anadolu’da devamıdır.

Deli Kurt, İsa Çelebinin meçhul bir oğlunun dramıdır. Bu dram daha sonraki asırlarda daha büyük bir şiddetle sürüp gidecek ve yüzlerce şehzadenin hayatına mal olacaktır.

Roman yazarı Hüseyin Nihal Atsız, romanda görülen parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan kızı beş yüz yıl öncesine götürmekte esere çeşni vermekten başka bir şey yapmamıştır.

Kitap Tanıtım Metni

«Deli Kurt», Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd’dan sonra «Şehzadeler Kavgası» diye anılan devrin tarihî bir romanıdır. Bir bakıma göre de «Bozkurtlar»da başlayan Orta Asya’daki hayat kavgasının yeni vatan Anadolu’da devamıdır.

Şehzadeler arasında süren ve tafsilâtı henüz yeterince aydınlanmamış bulunan çarpışmada Yıldırım’ın oğulları hayat ve taht mücadelesinin hem kahramanca, hem şairane, hem de sefîhane bir örneğini vermişler ve birbiri ardınca hayata veda ederek meydanı içlerinden birisine bırakmışlardır.

Bunlar arasında en talihsizi ve hayatı en az bilineni İsa Çelebi’dir. Deli Kurt, İsa Çelebi’nin meçhul bir oğlunun dramıdır. Bu dram daha sonraki asırlarda daha büyük bir şiddetle sürüp gidecek ve yüzlerce şehzadenin hayatına mal olacaktır. Romanda görülen parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan kız, hayalî bir tip değildir.

Zamanımızda Muğla köylerinden birinde böyle bir kız yaşamıştır ve belki de hâlâ yaşamaktadır. Roman yazarı, bu parlak ve büyülü bakışları beş yüz yıl öncesine götürmekle esere çeşni vermekten başka bir şey yapmamıştır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir