Edebiyat

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

By  | 

Yazar Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku adlı kitabında, okuru farklı anlatım tarzı ve kısacık hikayesiyle baş başa bırakmaktadır. Kitapta fazla mecazilik olsa da, yazar ara sıra okuyucuya nefes aldırmayı da unutmamış. Kitapta belirgin olarak yalnızca üç karakter var gibi gözüküyor. Bunlar Müzeyyen, kızı ve kocası. Hikaye Müzeyyen’in kocasının ağzından anlatılmış. Müzeyyen yıllar önce bir kez evlenmiş ve hamile kaldığı sırada henüz karnı bile büyümemişken kocasını bir trafik kazasında kaybetmiştir. Tek başına bir kız çocuğu dünyaya getirmiş ve kızı bir yaşına bastığında da esas adamla evlenmiştir. Müzeyyen ile kocası birbirlerini sevmekte, kendilerinden de öte birbirlerini tanımakta ve tamamlamaktadırlar. Müzeyyen ev hanımı, kocası ise öykü yazarıdır. Müzeyyen’in yegane işi kocasının öykülerini eleştirmek, ona tavsiyeler vermektir.

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku Kitap Açıklaması

“Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?” dedi.
“Herif rüzgarı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı.”
“Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku,” dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi.

“Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku,” dedi, arkasını dönüp gitti.

Hikayeye göre adam, kadını çok seviyor, sevdikçe ruhu büyüyor, eve sığmıyor… Bülbülün çilesi, yazarın zulası… İnceden sarma bir sigara, inceden bir bardak… Jak Danyel isimli bir şişe, Hicran isimli bir yara, tuhaf isimli bir roman. Kafamız iyi, açmayın kapağı, biz böyle iyiyiz.

İlhami Algör, alelacayip aşkların ve oyunbazlığın, hüzünlü dolambaçların yazarı.

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İtalyan Yokuşu’ndan aşağı, rüzgara asılıp Tophane’ye inen roman. Avaramu!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir