Edebiyat

Kalbim Kudüs’te Kaldı Ahmet Turgut

By  | 

Milli mücadele döneminde başlayan iki ayrı insanın kendini bulma mücadelesinin yanı sıra Kudüs’ün dinler açısından önemini de bulacaksınız. Hristiyanlık ve Hz. İsa ile ilgili yanlış ve doğruların dışında İslamiyette anlatılan miraç, hırka, selman farisi ve Veysel Karani olaylarını okuduğunuz zaman bakış açınız değişecektir.

kalbim Kudüs’te Kaldı kitabının içerisinde bulunan baş kahramanların yanı sıra hikaye ve anlatımları ile olaya farklılık katan yazar muhteşem anlatım tarzı ile okuyucuyu etkilemeyi başarmıştır.

Kudüs’ü gözünüzde canlandırırken Hristiyanlık ve Müslümanlık ile ilgili her şeyi bulabileceğiniz okunması gereken kitaplar arasında yer almaktadır. Ahmet Turgut’un da dediği gibi Allah bizleri kitaptan ayırmasın.

Kitap Tanıtım Metni

Yüz yıl önce bugün…
Kudüs, Gazze ve Filistin; Miracın beldesi, ilk kıblegah…
Birinci Dünya Savaşı’nın hakkında en az bilgi paylaşılan
cephesinin ve Kudüs’ün düşüşünün hazin öyküsü…

Evet!.. Devlet-i Aliyye’nin yıldızı batmak üzereydi. Yedi asırlık koca çınar bir yandan İngiliz, Rus ve Fransız kıskacında can çekişirken, bir yandan da dost bellenen Alman ve Avusturya ihanetiyle içten içe kemiriliyordu. Lawrenceların süslü vaatlerine aldanan Bedevi aşiretlerin isyanlarıysa cabası…

Devlet Babanın son çırpınışlarına şahit olmanın ıstırabıyla kurtuluşu şehadette arayan Tabip Subay Faruk Hikmet…

Beride kendi gerçeğini Meryem Anne’de bulmak ve kalbinin İsa’sını doğurabilmek uğruna ülkesini terk edip Kudüs’e gelen Rachel Weizmann…

Rumeli, İstanbul, Halep ve Irak’tan sonra Filistin’e akan er kişi; Basel’den Viyana’ya savrulan ve nihayetinde Kudüs’te Anneler Annesini bulan hatun kişi…

Aşkın ve hikmetin vârisi esrarengiz bir Sahaf, dönemin Mevlevî postnişinin subay olan oğlu, Kuşçu Baba ve onlarda kendilerini arayan iki hakikat talibi…

Farkında oluruz yahut olmayız. Aşıklarımızı anarken “Tahir ile Zühre”, “Ferhat ile Şirin” deriz. Oysa Avrupalılar âşıkları yâd ederken “Romeo ve Juliette”, “Antonius ve Kleopatra” derler. Âşıkların “ile” sayesinde birbirlerine bağlanması, biri olmadan diğerinin yarım kaldığına alâmettir. Hâlbuki “ve” benzer ama ayrı olanları sıralamaya yarar. Keza bu topraklarda birbirlerini sevenler, mıknatısın iki ucu olurlar. Nikâh ile birbirlerine bağlanan sevgilileri “Zevc” ve “Zevce” olarak anlattığımız gibi mıknatısın iki ucu arasındaki cazibeye de “Zevciyat” deriz biz.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir